Yolculuk bir hayalle başladı ve bugün Ankara gastronomi dünyasının öne çıkan başarı öykülerinden biri olarak yoluna devam ediyor. Şef Vahide Kurttaş, Kore ve Japon mutfaklarını özgün reçetelerle bir araya getiriyor; kültürler arası köprü kuran yaklaşımıyla misafirlerini benzersiz bir deneyime taşıyor.
Çankaya’daki Olgunlar Caddesi’nde, eşi Barış Bey ile birlikte yönettikleri Triyas Pangea’da, özellikle Güney Kore ve Japon mutfağına ait spesiyeller öne çıkıyor. Restoranın en çok tercih edilenleri arasında Kore usulü özel tavuklar, damakta iz bırakan özgün pizzalar ve kimbap bulunuyor; bu lezzerler gastronomi tutkunlarının sıkça ziyaret ettiği menünün temel taşlarını oluşturuyor.
Başarısının arkasında yatan en önemli unsur, tüm tariflerin tamamen Şef Kurttaş’a ait olması. Hazır tarifl erden kaçınan bu yaklaşım, uzun süreli inceleme, deney ve titiz çalışma sonucunda şekillenen her lezzeti Triyas Pangea’ya özgü kılıyor. Bu yaratıcı süreç, mekanın rekabetten ayrışan en belirgin özelliği olarak öne çıkıyor.
Gastronomi vizyonu sadece müşterileri değil, sektördeki temsilcileri de etkiliyor. Şef, yakın zamanda düzenlenen Türkiye-Avrupa İş Dünyası Ödülleri’nde “Yılın Gıda Şefi” ödülüne layık görüldü; bu başarı, uzun yıllara yayılan emeğin ve özgün mutfak yaklaşımının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası bir anlam da taşıyan bu başarı, aile bağlarıyla güçlenen bir gastronomi köprüsünün sonucunda şekillendi. Güney Kore’de yaşayan kızı ve damadı sayesinde Kore kültürüyle mutfak adeta çift yönlü bir işbirliğine dönüştü. Uzak mesafelere rağmen sürdürülen bu ortaklık, Triyas Pangea’nın menüsüne otantik ve özgün bir karakter katıyor.
Kimbap gibi Güney Kore mutfağının dünya çapında bilinen lezzetlerini, Türk damak tadına uyarlayarak sunan Kurttaş, Uzak Doğu’nun köklü mutfak unsurlarını güncel ve yerel bir perspektifle yeniden yorumluyor. Her tabakta farklı kültürleri bir araya getirerek, Ankara’da da geniş bir kitleye ulaşmayı başarıyor.
Kırşehirli kökenlerden gelen Vahide Kurttaş, hayalini gerçekleştirme yolunda attığı adımlarla kendi markasını yaratmış durumda. Azim, emek ve tutkuyla yürütülen bu yolculuk, girişimci kadınlara ilham veren bir örnek olarak öne çıkıyor.
Bugün yalnızca başarılı bir şef ve restoran işletmecisi olmanın ötesinde, Türkiye ile Uzak Doğu arasında bir lezzet elçisi olarak da tanınıyor. Geliştirdiği özel tarifler ve yenilikçi bakış açısı, Türk gastronomisine değer katmaya devam ediyor.













Leave a Reply