Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması: Bulgular ve Dağılımların Değerlendirilmesi
Türkiye genelinde 15-59 yaş aralığındaki 18 bin 275 kadının deneyimlerini ve farkındalığını ortaya koyan önemli bir çalışmadır. Bu araştırma, Kadına Yönelik Şiddetle mücadeleyi güçlendirmek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına yürütülmüş olup, TÜBİTAK 1007 Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve TÜİK iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir.

Araştırmanın amacı; kadına yönelik şiddetin mevcut durumunu, risk faktörlerini ve etkilerini incelerken, aynı zamanda toplumun algı, tutum ve farkındalığını da ortaya çıkarmaktır. Alan çalışması 18 Kasım 2024 ile 31 Ocak 2025 tarihlerinde Türkiye genelinde yürütülmüştür. Bu süreçte en az bir kadın fert bulunan 22 bin 110 örnek hane belirlenmiş ve örneklem tasarımı, İBBS 1. Düzeyine göre 12 bölge ile revize edilen kent-kır sınıflaması üzerinden oluşturulmuştur. Veriler, 18 bin 275 kadın ile bilgisayar destekli yüz yüze görüşmeler aracılığıyla elde edilmiştir.
Araştırmada, şiddet deneyimi ve geçmişi, sağlık durumları, çalışma hayatı ve ekonomik durum, kurumsal hizmetler ile politikalar hakkında farkındalık gibi konuları kapsayan anketler uygulanmıştır. Şiddet sadece eş/eski eş tarafından uygulanan bir durumla sınırlı kalmamakta; tüm aile üyeleri, sosyal çevre, yabancı kişiler ve diğerleri tarafından uygulanan şiddet de ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

İncelenen şiddet türleri arasında fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, ısrarlı takip ve dijital şiddet başlıca yer alır. Dijital şiddet ve ısrarlı takip, son 12 aylık dönem kapsamında ilk kez bu çalışmada ayrıntılı olarak dahil edilmiştir.
Ana sonuçlar özetle şu şekilde sunulabilir: Yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı %12,8 olarak belirlendi. Ayrıca kadınların %28,2’sinin psikolojik, %18,3’ünün ekonomik ve %12,8’inin fiziksel şiddete maruz kaldığı tespit edildi.

Yaşamın herhangi bir döneminde şiddete maruz kalanların türlere göre dağılımı incelendiğinde, birden fazla şiddet türüne maruz kalınabildiği belirtilmiştir. Özellikle 35-44 yaş grubundaki kadınlar en high oranlarda fiziksel şiddete maruz kalmıştır (%14,7). 45-59 ve 25-34 yaş grupları ise sırasıyla %14,3 ve %11,9 oranlarında takip etmiştir.
Boşanmış kadınlarda psikolojik şiddet oranı %62,1 olarak öne çıkmaktadır; evli kadınlarda %26,4 psikolojik ve %19,9 ekonomik şiddet görülürken, hiç evlenmeyen kadınlarda %25,7 psikolojik, %14,2 dijital ve %13,4 ısrarlı takip içeren oranlar bulunmaktadır. Medeni durumlarına göre şiddete maruz kalma oranları incelendiğinde çoklu şiddet türlerinin etkisi vurgulanmıştır.

Kadına dijital şiddetin uygulanmasında yabancı birinin baskınlığı %62,3 ile ilk sırada yer alırken, ısrarlı takipte ise yabancı birinin oranı %39,6 ile öne çıkmaktadır. Ekonomik şiddet açısından yükseköğretim mezunları arasında oranlar oldukça düşüktür (%8,9).
İstihdam açısından özel sektörde çalışanlar daha yüksek oranda psikolojik ve ekonomik şiddete maruz kalmaktadır. Örneğin psikolojik şiddete maruz kalan kadınların %34,0’ı özel sektörde, %31,9’u kamu sektöründe çalışmaktadır.

İBBS-1 düzeyinde bölgesel dağılımlar incelendiğinde fiziksel şiddetin en yoğun görüldüğü bölgenin Kuzeydoğu Anadolu olduğu, en az görülen bölgenin ise Ortadoğu Anadolu Bölgesi olduğu ortaya konmuştur. Son 12 ay içerisinde fiziksel şiddet oranı %2,6 olarak bildirilmektedir.
Son 12 ay içinde kadınların karşılaştığı şiddet türleri kent-kır ve kent yoğunluğu bazında da farklılaşmaktadır; yoğun kentlerde psikolojik şiddet %12,2 ile en yüksektir. Dijital ve ekonomik şiddet ise kentleşme düzeyi arttıkça farklı oranlarda gözlemlenmiştir.

Yaş grupları arttıkça son 12 ay şiddetinde azalma eğilimi görüldüğü raporda vurgulanmıştır. 15-24 yaş grubundaki kadınlar, dijital şiddet açısından en yüksek oranlarda bulunmuştur (%7,3). 12 ay içinde ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlarda en sık görülen kategoridir.
Güçlü bir bulgu olarak, son 12 ayda yaşanan şiddetin çoğu kadının kendi ailesinden bir kadınla paylaşıldığı görülmektedir (%31,8). Ardından bir arkadaş/tanıdık ile paylaşım oranı %10,2 ve eşinin ailesinden bir kadınla %4,4 olarak izlenmiştir. En çok paylaşılmayan kişi ise şiddete maruz kalanların yaklaşık yarısına yakın bir kesimdir (%47,7).








