Türk Nefroloji Derneği (TND), Sağlık Bakanlığı ve Ankara Aile Hekimliği Derneği’nin ortak çalışmasıyla Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi’nde düzenlenen Sağlık Politikaları Zirvesi ve Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı’nda kronik böbrek hastalığının çok boyutlu sorunları masaya yatırıldı. Etkinliğin ana destekçisi olarak Vantive, evde diyaliz teknolojileri ve hasta odaklı çözümleriyle dikkat çekti. Etkinlik öncesinde TND yönetim kurulu Anıtkabir’i ziyaret ederek Atatürk’e olan saygılarını ifade etti ve bu ziyaret, toplumsal farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha vurguladı.
TÜRKİYE EVDE DİYALİZDE ÖNDERLİĞİNİ SÜRDÜRÜYOR Ev hemodiyalizi uygulamasında Avrupa’da 2’nci, dünyada 5’inci sırada olan Türkiye’de, yaklaşık 72 bin kronik böbrek yetmezliği hastası bulunmasına rağmen dünyanın sadece yaklaşık 3 binde birinin evde diyaliz tedavisiyle hayatını sürdürdüğü görülüyor. Uzmanlar, uygun hastaların sayısının çok daha fazla olduğunu belirterek, evde diyaliz kapasitesinin artırılmasının kritik olduğunu vurguluyor. Veriler de bu dönüşümün önemini ortaya koyuyor: Ev hemodiyaliziyle tedavi gören hastalarda ölüm riski yüzde 40 oranında azalıyor, ilaç kullanımı ise yüzde 51 ila 87 oranlarıyla düşüyor; ayrıca Türkiye’deki ev hemodiyalizi hastalarının yaklaşık yarısının aktif olarak iş hayatını sürdürdüğü kaydediliyor.
VANTİVE: TEDAVİYİ HASTANIN AYAĞINA GETİRMEK Vantive Türkiye Ülke Müdürü Fuat Çukadar, evde diyalizin sadece bir tedavi yöntemi olmadığını, yaşam biçimi haline geldiğini belirtti: “Birçok hastamız diyaliz için haftanın bazı günlerinde hastanelere gitmek zorunda kalıyor. Ancak sunduğumuz küresel inovasyonlar sayesinde en ileri teknolojiye sahip evde diyaliz çözümlerini hastaların yaşam alanlarına taşıyoruz.” Şirketin periton diyalizi ağırlıklı ekosistemi; akıllı cihazlar, uzaktan hasta takibi ve kapsamlı eğitim programlarından oluşuyor. Bağlantılı sağlık platformu, her diyaliz seansını anlık olarak klinik ekiplere iletir ve kan basıncı ile sıvı dengesi sapmalarını otomatik uyarı sistemiyle ilgili uzmana bildirir.
HER 7 KİŞİDEN BİRİ RİSK ALTINDA Etkinliğin odaklandığı bir diğer önemli mesaj ise erken tanının önemi oldu. Dünya genelinde her 10 kişiden biri kronik böbrek hastalığı riski taşırken Türkiye’de yetişkinlerin yaklaşık 6-7’si buna yatkın bir profil sergiliyor. Hastalığın uzun süre sessiz ilerlediği belirtilirken, basit kan ve idrar testleriyle erken aşamalarda tespit edilebileceği hatırlatıldı. Diyabet ve hipertansiyon hastaları bu risk grubunun ön sıralarında yer alıyor. TND Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, toplumsal bilinç için acil eylem çağrısı yaparak “Ülkemizde her yıl diyaliz tedavisine başlamayan hasta kalmıyor; bu durumu değiştirmek için kapsamlı ve sürdürülebilir çalışmalara ihtiyaç var.” diye konuştu.













Leave a Reply