Uluslararası Antalya Altın Portakal Festivali’nde Belgeseller ve Kısa Filmlerle Çeşitli Hikayeler
ATATÜRK Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarında bugün festivalin pek çok temasını bir araya getiren programa sahne oldu. Günün başlangıcında belgesel ve kurmaca arasındaki geçişi barındıran “The Making of Michale Petite” filmi, Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında gösterildi. Gösterimin ardından konuşmayı yapan yönetmen Feyyaz Yıldırım ve yapımcı Ferahnaz Ör ile ortak yapımcı Melda Çınar, projenin nasıl doğduğunu ve cesaret gerektiren bir yol olduğunun altını çizdiler. Yıldırım, projenin başından itibaren tasarlanan bir plan olmadığını, tesadüflerin süreci belirlediğini ifade etti ve heyecanın motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Yapımcı Ör ise bu süreçteki heyecanın riskli bir meydan okumadan çok, iş birliğinin getirdiği bir coşkudan kaynaklandığını dile getirdi. Ayrıca konuşmada, günlük hayattan kurmacaya geçerken bile gerçekliğin bizlerce dönüştürüldüğünü ve bunun bizi etkileyen bir süreç olduğunu vurguladı.
Sahne, Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in kitabını temel alarak Sertel’in yaşamına odaklanan “Roman Gibi” belgeseliyle devam etti. Gösterim sonrası yönetmen Tayfun Belet ve Nur Deriş soruları yanıtladı. Belet, bu belgeselin hedefinin izleyiciyi rahatsız etmek olduğunu ve bunun da önemli bir etkisi olduğunu belirtti. Deriş ise Serteller’in Cumhuriyet dönemi boyunca karşılaştığı baskıları ve ifade özgürlüğünün günümüzdeki durumunu aktardı.
“Nilgün Marmara’nın Dilinin İzinde” belgeseli, Türk edebiyatının özgün ismi Nilgün Marmara’nın hayatına odaklanıyor. Gösterimin ardından yönetmen Tolga Oskar, yapımcı Beyazıt Yüksekdam, sanat yönetmeni Ebrarnur Altın ve görüntü yönetmeni Atakan Demirbozan izleyicilerin sorularını yanıtladı. Eserin odak noktası olarak Marmara’nın yaşamına dair yalın bir dil ve intihara gitmeme yaklaşımı üzerinde duruldu. Demirbozan, belgeselde Marmara’nın yaşamını dramatikleştirmeden ele almayı tercih ettiklerini ifade etti.
Kısa Film 2. Seçkisi AKM Perge’deki gösterimlerle devam etti. “Giderayak” filminin yönetmeni Nuh Lalbay, yardımcıları Burak Lalbay ve Nesli Özalp ile oyuncular Atilla Acar, Vadi Cirik ve Bahadır Kaytan sorulara yanıt verdi. Lalbay, filmde kendi yaşadığı tecrübelerden hareketle bir tartışma alanı oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Ayrıca “Akşam Yemeği” film ekibi, yönetmen Okan Akgün ve yapımcı-senarist Suat Köçer ile oyuncular Yağmur Ruken Kahraman, Berfin Taş ve Sefa Şenel sahne aldı; Köçer, senaryoyu bir arkadaşının baskılarından hareketle yazdığını ifade ederken, Akgün şu an projenin uzun metraj için geliştirme sürecinde olduğunu paylaştı.
Defne’nin mitolojik temasıyla yola çıkan bir diğer proje, yönetmen Hamdi Furkan Yıldırım’ın ekibiyle birlikte izleyiciyle buluştu. Film, Joseph Campbell’ın Kahramanın Yolculuğu adıyla bilinen kuramından esinlenildiğini ifade eden Yıldırım, bu temayı uzun metraja taşıma planını da açıkladı. Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması kapsamında AKM Aspendos Salonu’nda yer alan “Sazdan Örülen Hayat” ve “Çukurova’nın Kara Ekmeği” gibi genç yapımlar da izleyiciyle buluştu. Yönetmenler Zeynep Aslı Yoncu ve Zübeyde Melek Algül, Onur Sürek, Hasan Hüseyin Korkmaz, Abdurrahim Karabulut ve Musa Uysun, gösterimlerin ardından bir dizi söyleşiye katıldı.