Üretra darlığı toplumda düşündüğünden daha sık görülen ancak çoğu zaman geç tanı konulan önemli bir sağlık sorunudur. Erkeklerde kadınlara göre daha sık rastlanır ve yaşamın bir döneminde her 100 erkekte bu durumdan etkilenme ihtimali bulunmaktadır. Belirtilerinin prostat hastalıklarıyla benzerlik göstermesi nedeniyle doğru tanı konulması zaman alabilir. Daralmış idrar kanalını açmak için kısa ve yeni gelişen darlıklarda dilatasyon ya da ilaçlı balon uygulamaları tercih edilebilirken, iki santimetreden kısa darlıklarda dar segment çıkartılarak sağlam üretra uçları birbirine dikilir; bu operasyona üretroplasti denir.
Memorial Bahçelievler Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Abdulmuttalip Şimşek, üretra darlığı ve güncel tedavi yaklaşımlarını ayrıntılarıyla aktarmaktadır. Birçok neden üretra darlığına yol açabilir. Üretra, idrarın mesaneden dışarı aktarılmasını sağlayan bir kanaldır ve erkeklerde yaklaşık 15–20 cm, kadınlarda ise 4–5 cm uzunluğundadır. Hasar gören bu kanal, çeşitli nedenlerle darlığa neden olabilir. Başlıca nedenler şunlardır:
- Kazalar
- Daha önceki ürolojik cerrahiler
- Uzun süreli veya tekrarlayan sonda kullanımları
- Sık idrar yolu enfeksiyonları
- Perine bölgesine gelen darbeler
- Erkeklerde prostat ameliyatları
- Kadınlarda doğum sonrası travmalar
- Nedeni bilinmeyen idiopatik durumlar
- Otoimmün bir hastalık olan liken sklerozus
Prostat büyümesi ile benzer şikayetler gösteren üretra darlığı, erkeklerde erken dönemde fark edilmesini zorlaştırabilir. Hastalar genellikle ince idrar yapma, çatallı işeme, sık idrara çıkma, idrar sonrası tam boşalamama hissi ve gece idrara kalkma gibi yakınmalara başvururlar. Bu yakınmalar uzun süre devam ederse üroloji değerlendirmesi şarttır. Tanıda en önemli yöntem Retrograd Üretrografi olup, darlığın konumu, uzunluğu ve derecesi burada netleşir. İşeme testi ve sistoskopi de tanıda yardımcı rol oynar. Bu tetkikler, hastaya en uygun tedavi yönteminin belirlenmesini sağlar.
İlaç veya bitkisel yöntemlerle üretra darlığı tedavi edilemez. Ana hedef, daralmış olan idrar kanalını yeniden açmaktır. Kısa ve yeni gelişen darlıklarda dilatasyon, soğuk bıçakla kesme ya da ilaçlı balon uygulanabilir. İki santimetreyi aşan darlıklarda ise dar segment çıkarılarak sağlam üretra uçlarının birbirine dikilmesiyle üretroplasti gerçekleştirilmektedir. Deneyimli merkezlerde ve düzenli takiple bu yöntemin beş yıllık başarı oranı yaklaşık %85–90 arasındadır.
Ağız içi doku ile üretra darlığı tedavisi mümkün Uzun ve karmaşık darlıklarda en etkili yaklaşım, doku nakliyle üretroplasti yapmaktır. Ağız içi mukozası en çok üretra benzerliğini sağladığı için yanak içinden alınan doku, dar bölgede kullanılır. Doku, gerekli hazırlık süreçlerinden geçirildikten sonra darlık olan üretra bölgesine nakledilir. Ağız içi alanı birkaç gün içinde iyileşir ve çoğu hasta bu bölgede kalıcı sorun yaşamaz. Deneyimli merkezlerde bu yöntemin başarı oranları yüksektir. Özellikle posterior (arka) üretra darlıklarında robotik cerrahi teknikler başarıyı artırır. Robotik cerrahi, daha iyi görüntüleme ve hassas doku onarımı ile cerrahın kontrolünü güçlendirir ve hastanın iyileşmesini olumlu yönde etkiler. Üretroplasti sonrası hastaların birkaç hafta sondalı kalması gerekir. Sondanın çıkarılmasının ardından hastalar genelde eski yaşam kalitesine hızla dönerler; ancak cerrahi sonrası düzenli üroloji kontrolleri büyük önem taşır. Bu kontroller, olası darlık tekrarlarının zamanında saptanmasını ve müdahale edilmesini sağlar. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA).















Leave a Reply