Yaşlı İstismarını Anlamak: Sessizlikten Seslere Giden Yol
Yaşlılara yönelik şiddetin yalnızca bedensel saldırılarla sınırlı olmadığını vurgulayan Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Zeynep Gümüş Demir, psikolojik baskı, ekonomik sömürü ve ihmalin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yaşlıların çoğu, yakınlarını koruma kaygısı, bakım kaygısı ya da çaresizlik nedeniyle maruz kaldıkları durumu dile getiremeyebilir. Duyulmayan her yaşlı, toplumun içinde büyüyen sessiz bir çığlık olarak nitelendirildi.
Yaşlı istismarını yalnızca bedene yönelen şiddet olarak düşünmek yanıltıcı olur. Yaşlıları korkutan, küçümseyen, kararlarını yok sayan ve parasını izinsiz kullanan her davranış, bakımını ihmal eden tutumlar bu kapsama girer. Bir yaşlıya bağırmak, sürekli eleştirmek, toplumdan dışlamak ve insan onurunu zedeleyen her uygulama şiddet olarak değerlendirilmelidir.
Şiddetin en ağır yüzlerinden biri sessizliktir Türkiye’de yaşlılara yönelik şiddetin gerçek boyutunun tam olarak anlaşılamadığı ifade edildi. Çoğu olay ev ortamında, kapalı kapılar ardında veya bakım verenler ve kurumlar içinde meydana geliyor. Yaşlılar çoğu zaman istismarı itiraf etmekten çekiniyor veya inandırıcılık konusunda endişe taşıyorlar. Sessizlik, bireyin yanı sıra toplumun da çoğu zaman sessizliğine işaret eder.
Psikolojik ve ekonomik istismar, morluklar ya da kırıklar gibi somut işaretlerin hemen fark edilmesini sağlamaz; bu tür vakalar daha sinsi ilerleyebilir. Sürekli aşağılanmak, tehditler veya sosyal izolasyon psikolojik baskıya yol açar. Maaşa el koyma, bankacılık işlemlerini rızası olmadan yürütme veya mal varlığını izinsiz devretme gibi eylemler ise ekonomik istismar olarak tanımlanır ve kişinin bağımsızlığı ile güven duygusunu yaralar.
Cinsel istismar da görülmelidir toplumda “yaşlılar bu tür istismara uğramaz” kanaatı mevcut olsa da gerçekler farklıdır. Özellikle demanslı veya bakıma bağımlı yaşlılarda risk daha belirgindir; yaşananları anlatmakta zorlanabilirler veya inandırılmayabilirler. Cinsel istismar, bildirilmesi en düşük olan şiddet türlerinden biridir ve dikkate alınmalıdır.
İhmalin, yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görülebileceğini düşünmek yaygın bir yanılgıdır. Kirli bir ortam, yetersiz beslenme, ilaç verilmemesi veya uygun tedavi eksikliği ihmal göstergesidir ve yaşamı tehdit eden durumlara dönüşebilir. Bu tür belirtiler bazen yalnızca yaşlılığın doğal bir süreci olarak geçiştirilir; oysa arkasında ihmal, psikolojik veya ekonomik istismar olabilir. Sağlık profesyonellerinin bile bu farkındalığı kaybetmesi müdahaleyi geciktirebilir.
Öz ihmali de dikkate alınmalı Yaşlı bireyin temel ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamaması veya bu ihtiyacı reddetmesi, önemli bir risk faktörüdür. Çözüm süreci, bakımın paylaşılarak yürütülmesi ve gerektiğinde profesyonel destek alınması ile güçlendirilmelidir.
Bakım verenlerin tükenmişliği de unutulmamalıdır. Tek başına yükün ağırlaşması, maddi sorunlar ve ailenin içindeki çatışmalar ihmal ve istismarın tetikleyicisi olabilir. Ancak hiçbir durum şiddeti haklı çıkarmaz; bakım verenin de desteklenmesi gerekir. Yeterli destekle, bakım süreci daha paylaşılabilir ve güvenli hale getirilebilir.
Yaşlı ihmal ve istismarının toplumsal gelişmişliğin bir göstergesi olduğuna dikkat çekiliyor. Ailelerin, bakım verenlerin ve yaşlıların bilinçlendirilmesi; yaşlıların güvenli ve saygılı bir yaşam sürmesini sağlamak adına önemlidir. Yaşlı dostu toplumların inşası, sessizliğin kırılarak seslerin duyulmasıyle mümkün olabilir. Her yaşlı, duyulduğu, görüldüğü ve ihmâl edilmediği bir toplum için çalışılmalıdır.