Yeditepe Üniversitesi’nin Antiviral Buluşuna TÜRKPATENT’ten Altın Madalya
Uzman Ekibin Ortak Başarısı
“Yeni Morfolin Schiff Bazı ve Viral Patojenlerin Neden Olduğu Hastalıklarda Kullanımı” adıyla tescillenen buluş, geniş spektrumlu antiviral ürün geliştirme süreçlerinde yeni bir kapı aralıyor. Proje; Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Dr. Sevda Demir, Araştırma Görevlisi Bekir Can Altındişoğulları ve Prof. Dr. Pınar Şen’in yer aldığı akademik kadro tarafından hayata geçirildi. Bileşiğin münhasır lisanslama sürecinin tamamlanması, teknolojinin ticarileştirilmesi yolunda atılan stratejik bir adım olarak kabul ediliyor.
Bilimsel Bilgiden Ekonomik Değere
Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, başarının disiplinler arası iş birliğinin bir sonucu olduğunu belirtti. Şahin, “Bilimsel bilginin teknolojiye ve ekonomik değere dönüşmesi büyük önem taşıyor” diyerek, üniversitelerin yenilikçi teknolojiler geliştirmede öncü olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, patentli buluşların sanayiye kazandırılmasının Türkiye’nin teknoloji geliştirme kapasitesine doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti.
Nanoteknolojiyle Güçlendirilen Moleküller
Projenin kimyasal altyapısını kuran Prof. Dr. Pınar Şen, COVID-19 sonrası süreçte antiviral araştırmaların kritik bir noktaya ulaştığını belirtti. Kimya ve nanoteknolojiyi sentezleyerek geliştirdikleri yöntemin, farklı virüs gruplarına karşı etkili bir başlangıç sunduğunu söyleyen Şen, laboratuvar koşullarında biyolojik etkinliği artırmak için gelişmiş tekniklerden yararlandıklarını dile getirdi.
Dört Farklı Virüs Modelinde Yüksek Etkinlik
Araştırmanın deneysel sonuçlarını aktaran Araştırma Görevlisi Bekir Can Altındişoğulları, adenovirüs, herpes simpleks virüsü, poliovirüs ve bovin koronavirüsü üzerinde yapılan çalışmalarda çok güçlü sonuçlar elde ettiklerini bildirdi. Altındişoğulları, “Gelecekte ortaya çıkabilecek viral salgınlara hazırlıklı olunabilmesi için geniş etki spektrumuna sahip yeni antiviral teknolojilere ihtiyaç duyuluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Klinik Süreçler İçin İleri Araştırmalar Şart
Çalışmanın biyolojik değerlendirmelerini üstlenen Dr. Sevda Demir ise elde edilen bulguların umut verici olduğunu ancak ileri çalışmaların gerekliliğine dikkat çekti. “Bu bulgular doğrudan klinik kullanıma hazır bir tedavi geliştirildiği anlamına gelmiyor” diyen Demir, bundan sonraki aşamalarda etki mekanizmalarının detaylandırılacağını ve sonuçların canlı sistemler üzerinde doğrulanmasının hedeflendiğini kaydetti. Araştırma, hem insan sağlığı hem de hayvan sağlığı (veteriner hekimlik) alanında potansiyel uygulamalar barındırıyor.