Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) günler kala adayların kaygı düzeyini yönetebilmesi ve performanslarını maksimize edebilmesi için Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan farklı önerilerde bulundu. Sınavın yaklaşmakta olduğu bu dönemde yeni konulara yönelmenin yerine mevcut bilgi ve becerileri pekiştirme odaklı bir çalışma planı benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Bu aşamada kaygıyı artırabilecek yeni içeriklere girmekten kaçınmak en sağlıklı yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Sınava en güçlü olduğun konuyla başlamak en verimli strateji olarak öne çıkıyor. Sınav başlangıcında odaklanma yüksek olsa da kaygı da zirvededir; bu yüzden hızlı ve güvenli çözümler üretebildiğin bir dersle başlamak, özgüveni artırır ve sınav ritmine daha hızlı uyum sağlamanıza yardımcı olur. İlk bölüm tamamlandığında, daha zor veya yoğun işlem gücü gerektiren ana derslere geçiş mantıklı olur. Son aşamada ise zaman alıcılığı düşük veya okuma-anlama becerisine dayalı easier testler bırakılarak zihinsel yorgunluğun yönetilmesi hedeflenir.
Biyolojik saati sınav saatine göre ayarlamak kritik öneme sahiptir. Deneme sınavlarını ve pratikleri her sabah sınav saati olan 10.15’te başlatmak, beynin en yüksek performansını bu saatlerde gösterebilmesi için faydalıdır. Gece geç saatlere kadar çalışmak yerine, yeterli dinlenmeyi sağlayacak bir uyku düzeni kurmak, bilgi işlemenin ve depolanmanın sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini destekler.
Yanıt hatalarını analiz etmenin önemi giderek artıyor. Deneme sınavları yalnızca net hesaplamak için kullanılmamalı; hataların kökenini anlamak için ayrıntılı inceleme yapılmalıdır. Bilgi eksikliği mi yoksa dikkat dağınıklığı mı hataya yol açtı? Bu sorunun yanıtı, sınav anında performansı doğrudan etkiler. Özellikle MEB’in kaynakları veya geçmiş sorular üzerinde odaklanmak, kritik noktaları belirlemek için etkili bir yöntemdir. Bu süreçte zihni sürekli dijital uyaranlarla yormak yerine kısa yürüyüşler yapmak veya sessizce dinlenmek de zihinsel bakım sağlar.
Kaygıyı bastırmak yerine yönetmeye odaklanın. Sınav kaygısı doğal bir duygu olarak görülebilir; bu duyguyu bastırmaya çalışmak yerine enerji olarak kabul etmek ve ona yön verirken soğukkanlılığı korumak gerekir. Başarı sadece bilgiye değil, bilgiyi sınav masasındaki uygulamaya dönüştürebilme becerisinde saklıdır. Bu süreçte verilen emeklere güvenmek, sınavı bir final provasına dönüştürerek sağlıklı bir yaklaşım sunar.
Beslenmeye dikkat, sürpriz değişikliklerden kaçının. Sınav öncesi beslenmede alışılmış düzen bozulmamalı; yeni takviyeler veya alışılmadık diyetlere geçilmemelidir. Vücudun alışık olduğu dengeli öğünler ve bol su, enerji seviyesini istikrarlı tutar ve mide sorunlarının önüne geçer. Bu dönemde zihinsel odak için yeterli hidrasyon hayati önem taşır.














Leave a Reply