Zayıflama İğnelerinin Tehlikesine Karşı Bilinçli Kullanım ve Uzmanın Uyarıları
İstanbul’da bir akademisyen, popülerleşen zayıflama iğnelerinin kullanımıyla ilgili dikkat çekici uyarılar yöneltiyor. GLP-1 reseptör agonisti olarak bilinen semaglutid, liraglutid ve tirzepatid gibi ilaçların esasen tip 2 diyabet tedavisi için geliştirildiğini hatırlatan Doç. Dr. Sema Ketenci Şeren, obezite tedavisinde etkili oldukları halde bilinçsiz kullanımın önemli halk sağlığı riskleri doğurduğunu belirtiyor. Son beş yılda dünya genelinde GLP-1 ilaçlarının kullanımının yaklaşık altı kat arttığını ve Türkiye’de de 2023–2024 döneminde talebin yükseldiğini ifade ediyor. Nüfusa göre kullanımdaki hızın ise orta-yüksek kırılımında yer aldığına dikkat çekiyor.
Sosyal medya etkisiyle yönlendirilen kullanım konusunda görüşlerini paylaşan Şeren, merdiven altı ve sahte ürünlerin piyasada çoğalmasıyla birlikte kontrolsüz ilaç temininin arttığını belirtiyor. Bu ilaçların kuvvetli farmakolojik etkileri nedeniyle yanlış doz veya sahte ürünler, ciddi yan etkilere yol açabileceğini vurguluyor: bulantı ve kusmadan akut pankreatite, safra kesesi sorunlarından gastropareziye kadar uzanan riskler söz konusu. Avrupa İlaç Ajansı da sosyal medyadan temin edilen ürünlerin büyük kısmının sahte olabileceğini bildirmiş durumda.
Doğru hasta – doğru doz – doktor takibi altında kullanılan GLP-1 agonistleri, klinik çalışmalarla desteklenen yüksek etkisini koruyor. Örneğin semaglutid için STEP-1 çalışmasında ortalama %14.9 kilo kaybı ve tirzepatid için SURMOUNT-1 çalışmasında %20’nin üzerinde kilo kaybı gözlemlenmiş olsa da bunların yaşam tarzı değişikliği ve düzenli takip olmadan elde edilmesinin mümkün olmadığı vurgulanıyor. Sosyal medyada hızlı kilo kaybı anlatılarının bilimsel karşılığı olmadığı belirtiliyor. 18 yaş altı için uygun değildir diyen Şeren, 75 yaş üzeri kişilerde ise titizlikle değerlendirme gerektiğini ekliyor.
İlaçların endikasyon dışı kullanımıyla ilgili olarak kimlerin uygun ve kimin riskli olduğuna dair kılavuzlar şöyle özetleniyor: Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olanlar ya da 27’nin üzerinde olup diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği gibi ek hastalıkları bulunanlar uygun adaylar olarak görülüyor. Ancak pankreas iltihabı geçmişi, mide boşalmasının yavaşlaması (gastroparezi), çok sayıda ilaç kullanımı, hamilelik- Emzirme ve ailesinde tiroit kanseri öyküsü olanlar riskli grubunda sayılıyor.
Yan etkiler ve takip gerekli olarak sıralanan yan etkiler arasında sık görülen bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve baş dönmesi bulunuyor. Daha ciddi durumlar arasında akut pankreatit, safra taşları ve safra yolları sorunları, gastroparezi ve nadiren hipoglisemi yer alıyor. Bu nedenlerle düzenli takip ve doz ayarlaması büyük önem taşıyor. Şeren, tedavinin genelde en az 6–12 ay sürmesini tavsiye ediyor; ilaç kesildiğinde verilen kilonun %60–70’inin geri dönebildiğini belirtiyor. İğne tek başına kalıcı zayıflama sağlamaz; yaşam tarzı değişikliği şart diyen uzman, acil değerlendirme gerektiren durumları sıkı şekilde listeledi: geçmeyen veya şiddetli karın ağrısı, tekrarlayan kusma, sarılık ve koyu idrar, bayılma ya da aşırı halsizlik, kan şekerinde düşüklük, şiddetli kabızlık veya yememe.
Mucize değil, bilimsel bir tedavi ifadelerini paylaşan Şeren, sözlerini şu sözlerle sonlandırdı: “Bu ilaçlar reçeteli tıbbi ürünlerdir. Sadece doğru hasta, doğru endikasyon ve hekim takibiyle kullanılmalıdır. Sosyal medyadan alınmaz, arkadaş tavsiyesiyle başlanmaz. Merdiven altı ürünler hayati risk taşır. Bunlar mucize değil; bilimsel protokollerle uygulandığında etkili ilaçlardır.”