Anne Kafamda Bit Var: Tarık Akan’ın Hikâyesinin Sahnedeki İfyası
BBT’nin köklü mirası, yeni bir dönemin başlangıcını haber veren kurumsal bir devrimle karşılaşıyor. Genel sanat yönetmeni Ragıp Savaş önderliğinde sahneye taşınan bu vizyon, izleyiciyle kurulan bağı güçlendirirken, sezona damgasını vuracak olan sürprizi de beraberinde getiriyor: Tarık Akan’ın 12 Eylül karanlığında yaşanan gerçeklerden esinlenen Anne Kafamda Bit Var adlı eser dünya prömiyerini 7 Mart’ta gerçekleştiriyor.
Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), tarihinde önemli bir kırılma noktasına adım atıyor. Ragıp Savaş’ın yönetimiyle yeniden yapılandırılan kurum, görsel kimliğini ve sanatsal rotasını “Halk için halkın içinde tiyatro” ilkesine göre yeniden belirliyor. Yeni dönemin ilk önemli sınavı, Türk sinemasının efsane ismi Tarık Akan’ın toplumsal belleğe kazınan biyografik öyküsünün sahnelenmesiyle başlıyor.
Oyun, yalnızca bir cezaevi öyküsünü anlatmakla kalmıyor; dönemin sanatçıları için bir vicdan muhasebesi ve onur mücadelesi olarak da öne çıkıyor. 7 Mart Cumartesi Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde perde açacak olan tiyatro, 12 Eylül sonrası asılsız ihbarlar sonucu tutuklanan, tecrit ve işkenceyle sınanan Tarık Akan’ın günlerini yeni bir rejinin bakış açısıyla sahneye taşıyor.
Oyunda, Tarık Akan rolünü Savaş Barutçu ile dönüşümlü olarak üstlenen Ragıp Savaş, bu projeyi BBT için bir sosyal sorumluluk girişimi olarak tanımlıyor: “Sahneye bir efsaneyi taklit etmek için çıkmıyoruz. O karanlık dönemde sergilenen onurlu duruşlarını ve haysiyetlerini bugünün seyircisine en yalın ve sarsıcı dille aktarmak istiyoruz.” Bu yapıt, BBT’nin toplumsal vicdanını yansıtan bir deneyim olarak öne çıkıyor.
Seneler boyunca bir araya gelen çok yönlü bir ekip, projenin mutfağında yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Turgay Kantürk, Tarık Akan’ın anılarını sahneye taşıyan ayrıntılı çalışmaların mimarı olan Gökhan Aktemur ile birlikte çalışıyor. Dekor ve ışık tasarımını Cem Yılmazer, müziği Tolga Çebi, dramaturjiyi Irmak Bahçeci üstleniyor. Kostüm tasarımlarında Ayçin Tar ve Selin Ölçen, koreografide Pınar Ataer imzası var. Reji asistanları Eda Özdemir, Sevda Karabulut ve Burç Ara; video tasarımında Erhan Cerrahoğlu, asistanlığında Yılmaz Gökgöz görev alıyor. Afiş ve broşür tasarımları Önder Sakıp Dündar ile Aygen İncel’e, oyun fotoğrafları ise Öncü Hırant Gültekin ve Emre Mollaoğlu’na emanet.
17 kişilik devansambl ise izleyiciyi dönemin üslubunu ve insan direnişini bir bütün olarak sunmak üzere sahnede buluşturuyor. Tarık Akan karakterine Ragıp Savaş ve Savaş Barutçu’nun dönüşümlü olarak hayat verdiği bu prodüksiyon, dönemin soğuk yüzünü ve insan onurunun sıcak direnişini güçlü bir şekilde hissettiriyor.
Konuğumuz olan performanslar, mart ayı boyunca sürecek. Dünya prömiyeri 7 Mart’ta, ardından 12, 13 ve 28 Mart gösterimleriyle seyirciyle buluşacak. Biletler Biletinial üzerinden ya da BBT gişelerinden temin edilebilir. Mekan olarak Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi seçilmiş olup İstanbul, Bakırköy’de konumlandırılmıştır. Detaylı bilgi ve iletişim için BBT Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi ile iletişime geçebilirsiniz.
Not: Bu proje, Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın köklerinden güç alarak yeni yüzüyle sahnede kalıcı bir etki yaratmayı amaçlamaktadır.