Çin-Pazarıyla Büyüyen Türk Organik Sektörü: Çin Hayali ve Yeni İş Birlikleri
Son yıllarda Avrupa ve ABD’den gelen talep ışığında büyüyen Türk organik sektörü, ihracatta 1 milyar doları aşma hedefiyle ilerlerken şimdi Asya’ya yöneldi. Çin ile kurulan yeni iş birlikleri, hem iç pazarın hem de küresel ticaretin dengelerini değiştirecek nitelikte. Çin’in organik tarım alanında kaydettiği hızlı yükseliş, Türkiye ile arasındaki bağları güçlendirmeyi hedefleyen taraflarca yakından izleniyor.
Çin’de organik pazar büyüklüğü dikkat çekiyor 2024 verilerine göre Çin organik ürün etiketinin sayısı 5 milyarı aştı ve organik ürün satışları yaklaşık 15 milyar dolar düzeyine ulaştı. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ile Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, bu dinamiklerin Türk üreticileri için yeni fırsatlar doğurduğunu kaydetti. 2018–2024 dönemi boyunca organik ürünlerin yıllık ortalama büyüme oranı %9,3 olarak kaydedildi; Çin, dünyanın üçüncü büyük organik pazarı konumuna yükseldi.
Çin ile Türkiye arasındaki bağlar, IFOAM Organics Asia tarafından düzenlenen 2nd Organic Industry & Organic Product Market Development Conference kapsamında daha da güçlendirilmeye çalışılıyor. Türkiye, Expanding Sino-Turkish Organic Food Trade başlıklı sunumla iki ülke arasındaki organik ticaretinin sürdürülebilirlik çerçevesinde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Konferans, organik ticaretin büyümesini ve mevcut sertifikasyon uyumunun güçlendirilmesini hedefleyen bir platform olarak öne çıktı.
Etkinliğin ana teması olan “Organik Ticareti Genişletmek: Fırsatlar, Yenilik ve Küresel Ortaklıklar” kapsamında tarım ve sanayi altyapılarının entegrasyonu, genç girişimciliğin desteklenmesi ve inovasyon odaklı çözümler ele alındı. Çin tarafı, organik tarımı yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görmek yerine ülkeler arasında bilgi ve güven köprüleri kuran bir sistem olarak tanımlıyor. “Bir Kuşak, Bir Yol” paylaşımıyla bu vizyon örtüşüyor.
Etkinlik süresince organik ürünlerin ticaretteki rolü, izlenebilirlik, e-ticaretin etkisi ve sürdürülebilir üretim modelleri tartışıldı. Üç gün boyunca farklı ülkelerden gelen temsilciler, mevcut pazar durumlarını paylaştı ve gelecek için yeni ortaklıklar için temaslarda bulundu. Ayrıca, Türkiye’nin üçüncü ülkelerle iş birliği imkanlarını artırmaya yönelik öneriler de ortaya kondu.
Türkiye’nin organik ihracatına yönelik öne çıkan alanlar olarak kuru meyveler, bakliyatlar, zeytinyağı, susam ve fındık gibi ürünlerin ön plana çıktığı belirtildi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye’nin beşeri ve tarımsal altyapı kapasitesi ile AB uygunluk sertifikasyon sisteminin entegrasyonu konusundaki rolü, iki ülke arasındaki ticaretin güçlendirilmesi için kritik olarak değerlendirildi.
Etkinlik boyunca özel bir sergi alanında Türk kuru meyveleri, Antep fıstığı ve zeytinyağı ile hediyelik ürünler ve Turkish Tastes kitabı sergilenerek ziyaretçilerin ilgisini çekti. Bu fuar deneyimi, üç gün süren program boyunca Türk ürünlerinin dünya pazarlarındaki görünürlüğünü artırdı.
Kaynak olarak Beyaz Haber Ajansı’nın raporu gösterildi ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin küresel tanıtım ve ortaklık çalışmalarıyla Türkiye’nin organik ihracatında öncü konumunu pekiştirdiği vurgulandı.