Dijital Oyunlar ve Çocuk Psikolojisi: Tarhan’a Göre Ebeveyn Gözetiminin Önemi
Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in evinde hayatını kaybetmesi, oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital oyunların gençlerin ruh sağlığı üzerindeki potansiyel risklerini açıklarken, oyun bağımlılığının tek başına oyuna bağlanamayacağını vurguluyor. Sorun, kimin ve nasıl oynandığı, hangi zeminde ve ne tür oyunlarla karşılaşıldığıyla yakından ilgili.
“Gerekçelerle hayır demek gerekiyor” diyen Tarhan, çocukların üç yaşına kadar ekrana maruz bırakılmaması gerektiğini, üç yaştan itibaren ise sınırlı sürelerle dijital cihaz kullanımını tavsiye ediyor. On yaşına kadar sosyal medya hesaplarının belirsizliğine dikkat çekerek, bu kararların dünya genelindeki uygulamalara paralel olarak savunulduğunu belirtiyor. Ebeveynlerin ikna edici gerekçelerle hayır demeyi bilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Küçük Yaştan İtibaren Ebeveyn Gözetimi: Tarhan, çocukların dijital okuryazarlıklarını kazanmalarının, erken dönemde güvenli bir yetişkin gözetimini gerektirdiğini belirtiyor. Savaş oyunları bile olsa anne-baba gözetiminde oynanması gerektiğini, çocuğun gerçeklik ile oyun arasındaki farkı anlamasına yardımcı olmanın kritik olduğuna vurgu yapıyor. Doğru yönlendirme ile dijital teknolojiyi dengeli kullanmanın mümkün olduğunu ifade ediyor.
“Çocuk Bağlanacak Nesne Bulamazsa Telefona Yönelir” diye devam eden Tarhan, duygusal ihtiyaçların karşılanmaması halinde çocukların dijital oyunlara, ilerleyen aşamada madde kullanımına doğru kayabileceğini anlatıyor. Ev güvenli bir alan olmadığında ya da iletişim kalitesinin düşük olduğu durumlarda çocukların oyunlara yönelmesinin daha olası olduğuna dikkat çekiyor.
Hayat başarısı için duygusal ve sosyal becerilerin geliştirilmesinin gerekliliğini vurgulayan Tarhan, sevgi ihtiyacının “göz teması, birlikte zaman geçirilen ilgi” ile karşılandığında, çocukların ekranlara kaptırılma riskinin azaldığını belirtiyor. Aile içi kaliteli etkileşim ve paylaşılacak anlamlı anılar, dijital bağımlılık riskini azaltmada kilit rol oynuyor. Sonuç olarak, bir annenin-babanın çocuğuna verebileceği en değerli hediye zamanıdır; oyuncak ya da para değil.