Diyabet Yönetiminde Beslenme Yol Haritası: Uzman Tavsiyeleriyle Yaşama Uyum
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabetin ömür boyu süren kronik bir durum olduğunu vurguluyor. Tedavinin amacı, kan şekeri düzeylerini dengede tutmak ve diyabetle ilişkili belirtileri azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Ayrıca hastalık nedeniyle ortaya çıkabilecek komplikasyonları önlemek ya da geciktirmek de hedefler arasındadır. Diyabetli bireylerin bu savaşta en önemli sorumluluğu üstlendiğini belirten Alphan, yaşam boyu süren bu yolculukta yanlış beslenme alışkanlıklarının yerine sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesinin hayati olduğunu ifade ediyor: günlük öğün planını öğrenmek, yiyeceklerin içerdiği besin öğelerini ve porsiyon ölçülerini kavramak, acil durumlarda doğru adımları atabilmek gerekir.
Dünya DiyabetGünü dolayısıyla yaptığı açıklamada, diyabetlilerin beslenmesinde dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Prof. Dr. Alphan, beslenmenin tedavide temel taşı olduğunu bir kez daha vurguluyor. Doğru beslenmenin yalnızca kan şekeri kontrolünü sağlamadığı, aynı zamanda diyabete bağlı komplikasyon risklerini azaltarak genel sağlığı iyileştirdiğini belirtiyor. Üç temel unsur olarak karbonhidrat kontrolü, komplikasyon riskinin azaltılması ve etkili kilo yönetimini öne çıkarıyor.
Karbonhidrat yönetimi diyabetlilerin kan şekerini doğrudan etkilediğinden, kaynağı ve miktarı dikkatle takip edilmelidir. Tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli; süt grubu ürünlerinde de karbonhidrat miktarını hesaba katmak önemlidir. Glisemik indeks ve glisemik yükü düşük besinler seçilerek kan şekeri daha yavaş yükseltilmelidir.
Posa ve protein açısından zengin besinler, kan şekeri yönetimine destek olur. Çözünebilir posa içeren sebze, meyve ve baklagiller ile yağsız protein kaynaklarına yönelmek önerilir. Yağ seçimi de dikkat gerektirir; doymuş ve trans yağlardan mümkün olduğunca kaçınılmalı, bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.
Porsiyon kontrolü geniş porsiyonlardan uzak durmak, kan şekeri dalgalanmalarını engeller. Sıvı tüketiminde ise şekersiz içecekler ve su ön planda tutulmalı; gerektiğinde yapay tatlandırıcılar kullanılabilir. Ara öğünlerde meyve ve sebze ile kuruyemişler değerlendirilebilir. Alkol ve yüksek şekerli besinler ise mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.
Kişiye özel plan her bireyin ihtiyaçları farklıdır; bu nedenle bir diyetisyenle çalışarak kişiye özgü bir beslenme planı oluşturulması kritik önem taşır. Genel öneriler beşerin günlük yaşamına uyarlanır ve kişiye özel hedeflerle desteklenir.
Ketojenik diyetlere ilişkin olarak Prof. Dr. Alphan, bu tür yaklaşımların diyabette güvenli kabul edilmediğini belirtmektedir. Karbonhidratı çok azaltan bu diyetler, özellikle tip 1 diyabette ketoasidoz riskini artırabilir ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları ile böbrek sorunlarını tetikleyebilir. Diyabet yönetiminde enerji kaynağı olarak karbonhidratın yeterli olması gerektiğini vurgulamaktadır.
Sonuç olarak, diyabet yaşam tarzı değişikliğiyle yönetilmelidir. Sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınma, düzenli uyku ve D vitaminiyle güneşten faydalanma gibi unsurlar, uzun ve sağlıklı bir yaşam için kilit rol oynar.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA).