EY Responsible AI Raporu: Şirketler Sorumlu Yapay Zeka ile Rekabet Avantajı Elde Ediyor

EY Responsible AI Raporu: Şirketler Sorumlu Yapay Zeka ile Rekabet Avantajı Elde Ediyor

Yapay zeka uygulamalarının hızla benimsenmesi, etik ve güvenilir kullanımın ön plana çıkmasıyla birlikte, sorumlu AI önlemlerini etkin şekilde hayata geçiren şirketlerin rekabette öne geçtiğini gösteriyor. EY’nin Responsible AI Araştırması’na katılanların büyük bir kısmı, bu uygulamaların şirket inovasyonunu hızlandırdığını (yüzde 81) ve verimliliği artırdığını (yüzde 79) ifade ediyor. Ayrıca katılımcıların yaklaşık yarısı gelir artışı (yüzde 54), maliyet tasarrufu (yüzde 48) ve çalışan memnuniyeti (yüzde 56) gibi kazanımlardan söz ediyor. Yapay zekânın müşteri beklentilerini anlama ve değişen piyasa koşullarına hızlı yanıt verme gibi yetenekleri de güçlü şekilde desteklediği belirtiliyor.

EY, dünyadaki farklı sektörlerden 21 ülkeye yayılan şirketlerin katılımıyla yaptığı araştırmada, gelişmiş sorumlu yapay zekâ uygulamalarını benimseyen firmaların rekabet avantajını elde ettiğini ortaya koyuyor. Ancak hemen her katılımcı, yapay zekâ ilişkili risklerin maliyet baskılarına yol açtığını belirtiyor. Ortalama olarak yapay zeka riskleriyle ilişkili maliyetler yaklaşık 4,4 milyon dolara ulaşıyor; buna karşılık üst düzey yöneticiler bu riskleri etkin şekilde nasıl kontrol edeceğini henüz net olarak görmüyor. En sık karşılaşılan riskler ise yapay zekâ düzenlemelerine uyumsuzluk, sürdürülebilirlik hedeflerine olumsuz etkiler ve önyargılı çıktılar olarak sıralanıyor.

Etik riskleri en aza indirmeyi hedefleyen bir çatı Sorumlu yapay zekâ, sistemleri geliştirirken ve kullanıma sunarken etik riskleri azaltmayı amaçlayan bir yol haritasını temsil ediyor. Bu yaklaşım, toplum üzerindeki fayda ve zararları gözeterek projelerin planlanmasını ve paylaşılan ilkeler doğrultusunda uygulanmasını öne çıkarıyor. EY’nin bulguları, yöneticilerin büyük bir bölümünün 10 temel önlemin 7’sini uygulamaya geçirdiğini gösteriyor. Buna ek olarak, inovasyonun hız kazanması, verimlilik artışı ve gelir büyümesi gibi kazanımlar da raporda yineleniyor. Özellikle teknoloji, medya ve telekom sektörlerinde benimseme oranlarının daha yüksek olduğu görülüyor; çünkü bu alanlar büyük ölçüde veri ve altyapıya dayanıyor.

Kontrol noktalarının belirlenmesi rapor, birden çok üst düzey yöneticinin yapay zekâ risklerini azaltmak için hangi kontrollerin uygulanması gerektiğini net olarak bilmediğini ortaya koyuyor. Yapay zekâya ilişkin beş risk için uygun kontrollerin tanımlanması konusunda katılımcılar arasında farklar bulunuyor; doğru yanıt veren oranı sadece %12, risk yöneticilerinin oranı da %11 seviyesinde kalıyor. Ayrıca, çalışanlar yapay zekâ araçlarını bağımsız olarak kullanma veya geliştirme yönündeki talebi artıyor; ancak bu tür faaliyetlerin sorumlu yapay zekâ ilkelerine uygun şekilde yönetilmesi için resmi politika ve çerçevelere sahip olanların oranı yaklaşık %60 olarak kayda geçiyor.

Rapor, yapay zekâ yönetişimini güçlendirmek ve iş sonuçlarını iyileştirmek amacıyla üç somut adım öne sürüyor: 1) Sorumlu yapay zekâya yönelik kapsamlı bir çerçevenin benimsenmesi, yatırımların finansal ve insan odaklı sonuçlar üzerinden daha değerli kılınması için etik ilkelerin netleştirilmesi ve bu ilkelerin kontrol mekanizmaları ile KPI’lar ve eğitimlerle uygulanması; 2) Üst yönetimin yapay zekâ bilgisi düzeyinin artırılması, yenilikçi teknolojinin risklerini anlamak ve gerekli önlemleri belirlemek için hedef odaklı eğitimlerle güçlendirilmesi; 3) Gelişmekte olan agentic yapay zekâ risklerinin önüne geçilmesi, bağımsız karar alma kapasiteleriyle ortaya çıkabilecek riskleri tanımlayıp, sağlam bir yönetişim ve izleme mekanizması ile kontrol altına alınmasıdır.

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Serter Baltacı, araştırma sonuçlarıyla ilgili şu yorumu paylaşıyor: “Sorumlu yapay zekâ yalnızca operasyonel bir süreç değildir; stratejik bir itici güce dönüştüğünde, güçlü yönetişim ve net ilkeler ile riskler rekabet avantajına çevirilebilir. Şirketler etik ve güvenilir yapay zekâ uygulamalarını yaşam döngüsüne entegre ettikçe, güven, inovasyon ve piyasa konumunda güç kazanımları da artacaktır.”

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19362 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar