Gençlik ve Yalnızlık: Uluslararası Sempozyumda Derinlemesine Çözüm Arayışları
Üsküdar Üniversitesi bu yıl Gençlik ve Yalnızlık temasını öne çıkaran 7. Uluslararası Yalnızlık Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı yaptı.
Gelecekte insanlığı bekleyen büyük tehlike yalnızlık! sözleriyle yola çıkan Tarhan, yalnızlığın günümüzde ve gelecekte neden bu kadar kritik bir mesele haline geldiğini ve sempozyumun bu konudaki farkındalığı artırmayı amaçladığını belirtti. Kaliforniya Sendromu’nun dört temel belirtisinden bahsederken haz odaklı yaşamın ötesinde anlam arayışının da hayati bir rol oynadığını vurguladı; anlam mutluluğunun serotonin ile ilişkili daha kalıcı bir tatmin sağladığını ifade etti.
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini hatırlatan Tarhan, son dönemde kendini aşmanın ön plana çıktığını ve bu sürecin başkalarına yardım etmek ile manevi ihtiyaçları kapsadığını açıkladı. “İnsan yalnızca anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olur.” mesajı, sempozyumun temel çıkış noktalarından biri oldu.
Dijitalleşmenin gençlikte yarattığı zorluklar konusunda yapılan vurgular, gençler arasında narsisizmin ve egoizmin yükseldiğine işaret ederken, yalnızlığın en çok görüldüğü unsurlardan birinin de dijital yalnızlık olduğuna dikkat çekildi. Sosyal medyanın duygusal paylaşımı yeterince sağlamadığı, sanal dünyada ilişki kurmanın yüzeysel kaldığına vurgu yapıldı. Bu çerçevede, derin ve anlamlı ilişkilerin kırılganlıkları aşmanın anahtarı olduğu belirtildi.
Gençler için yalnızlık ve toplumsal etkiler bağlamında katılımcılar, İngiltere’deki geniş ölçekli araştırmalardan elde edilen çarpıcı sonuçları paylaştılar: Gençler arasında yalnızlığın daha yaygın olduğu, hatta devlet politikalarının bu konuyu gündemine aldığı ifade edildi. Yalnızlığa karşı mücadelede anlam odaklı yaşam yaklaşımının etkili olduğu kaydedildi.
İş birliği ve kapsamlı alan çalışması kapsamında bu yıl Türkiye’deki gençlerin durumuna odaklanıldı. “Türkiye’de Gençlik, Yalnızlık ve Dijitalleşme: Güncel Araştırma Bulguları” adıyla sunulan bulgular, sempozyumun dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Göçmen gençlikten otizmli gençlere, uluslararası öğrencilerden NEET gençliğe kadar geniş bir yelpazede Gençlik ve Toplumsal Yalnızlık Deneyimleri tartışıldı. Sempozyumun öğleden sonraki oturumları çevrimiçi olarak devam ederken, farklı ülkelerden bilim insanları kendi ülkelerindeki gençlik yalnızlığı ile ilgili siber politikalar ve sosyal medya düzenlemeleri üzerine sunumlar gerçekleştirdi.
Moderatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin’in üstlendiği birinci oturumda “Modernleşen Aile ve Dijitalleşen Gençlik” başlıklı çalışmalar, Yalnızlığın Gönüllülükle Önlenmesi, Gençlikte İlişkisel İhtiyaçlar ve Duyguda Yaşayan Gençliğin Yalnızlık Mücadelesi konularını kapsadı. Ayrıca Türkiye’de Gençlik, Yalnızlık ve Dijitalleşme konulu ilk kamuya açık bulgular da sunuldu. Sempozyumun ikinci oturumunda NEET gençlerden göçmen gençlere, otizmli bireylerden uluslararası öğrencilere kadar geniş bir yelpazede Gençlik ve Toplumsal Yalnızlık Deneyimleri masaya yatırıldı.
Etkinlik, bulguların paylaşılması ve çözümler üretilmesi amacıyla uluslararası katılımla sürerken, farklı ülkelerden katılan bilim insanlarının gençlik yalnızlığı, siber politikalar ve sosyal medya düzenlemeleri üzerine gerçekleştirdiği sunumlar sempozyumun odak noktalarından biri oldu. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı