Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Kurban Bayramı sürecinde kırmızı et ve sakatat tüketiminde porsiyon kontrolünü, doğru pişirme tekniklerini ve sindirim sistemini koruyacak beslenme stratejilerini paylaştı. Kırmızı et tüketiminde gün içindeki denge esastır; bayramın paylaşma ruhu içinde et miktarı kadar dağılım da önemli. Yetişkinler için günlük uygun kırmızı et miktarı yaklaşık 120-150 gram olarak önerilir. Gün içindeki çok öğünlü et tüketiminde porsiyonlar küçültülmeli ve sebze, salata veya yoğurt gibi besinlerle tamamlanmalıdır. Aksi halde lif alımı azalır, bağırsak hareketleri yavaşlar ve susuz kalma riski artar. Dinlendirilmeden tüketilen et sindirimi zorlaştırabilir uyarısı da dikkate alınmalı.
Etin kesim sonrası hızlı şekilde poşetlenilmemesi ve üst üste istiflmemesi gerektiği vurgulandı. Etler önce serin ve havalandırılabilir bir ortamda ılık bir süre bekletilerek soğuk zincire alınır; ardından buzdolabında dinlendirilir. Sıcaklığı hâlâ yüksek olanEtler kapalı bir ortamda bekletilirse terleme ve bakteri üremesi riski artar. Dinlendirmenin en az 24 saat sürmesi gerektiği ifade edildi. Dinlendirme sonunda kullanılmayacak etler porsiyonlanıp derin dondurucuya konulabilir. Donmuş etlerin çözünmesi için en iyi yöntem buzdolabında çözdürmektir; çözdürülmüş et tekrar dondurulmamalıdır.
Sakatatlar ve besin içeriği: Karaciğer ve böbrek gibi sakatatlar yüksek kolesterol ve purin içeriğine sahiptir. Bu yüzden kalp-damar hastalıkları, gut ve hiperlipidemi gibi durumları olanların tüketimini sınırlamaları önerilir. Sakatatlar hijyen açısından hassas ürünler olduğundan güvenilir kaynaklardan temin edilmeli ve uygun sıcaklıkta yeterli süreyle pişirilmelidir.
Etin pişirme yöntemi tüketim kadar önemli: Eti yıkamak hijyen açısından gerekli pek çok durumda yanlış bir güvenlik hissi yaratır; çiğ et su sıçramasıyla mutfak yüzeylerine ve diğer besinlere yayılabilir. Bu nedenle etin yıkanmaması gerektiği; hijyen, doğru pişirme ve mutfak ekipmanlarının temizliğinin esas olduğu unutulmamalıdır. Çiğ etle temas eden yüzeyler ayrı tutulmalı ve iyi temizlenmelidir.
Et pişirme tercihleri arasında kızartma yerine ızgara, fırınlama veya haşlama gibi yöntemler önerilir. Yüksek ısıda doğrudan ateşle pişirilen etlerde besin kaybı ve istenmeyen bileşiklerin oluşma ihtimali artar. Kendi yağında pişirilen etler çoğu durumda yeterlidir; ilave yağ kullanımı gereksiz kalori yüküne yol açar.
Amaç kusursuz beslenmek değildir; genel dengeyi sürdürmektir: Bayram günlerinde yağlı etlerle şerbetli tatlıların aynı anda fazlaca tüketilmesi kan şekeri ve sindirim üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle diyabet ve insülin direnci olanlar için bu etki daha belirgindir. Tatlı tercihlerinde porsiyonları küçültmek ve mümkünse sütlü ya da meyveli seçenekleri tercih etmek akıllı bir yaklaşımdır. Gün içinde yeterince su içmek ve yemekten sonra kısa bir yürüyüş yapmak sindirimi destekler. Şişkinlik hissi ortaya çıktığında zencefil, rezene veya nane gibi bitki çayları rahatlatıcı olabilir.
Bayram süresi boyunca yapılan geçici beslenme değişikliklerinin tek başına kalıcı kilo artışına yol açmaması beklenir; fakat kontrollü bir denge sağlanmazsa bu süreç hızlanabilir. Günün en az bir öğününün sebze ağırlıklı planlanması, yeterli su tüketimi ve yemek sonrası kısa yürüyüşler genel dengenin korunmasına yardımcı olur; amaç kusursuz bir beslenme değil, sürdürülebilir dengeyi sağlamaktır.












Leave a Reply