Ramazan’ın ardından normal beslenme düzenine dönmek, sindirim sisteminin yeni duruma uyum sağlaması açısından kritik. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, iki öğün gibi özel bir uygulamadan normale geçişte dikkat edilmesi gereken noktaları paylaştı. Bayramlarda artan çeşitlilik ve yüksek enerji içeren yiyecekler, sindirim için ekstra uyum gerektirir; bu yüzden kahvaltı ve ana öğünlerde ağır yiyeceklerden kaçınılması önerisi yeniden gündeme geliyor.
Bayram günlerinde psikolojik olarak da aşırı yeme eğiliminin görülebildiğini belirten Alphan, geleneksel ikramların bol olması ve hamur tatlılarının zenginliği nedeniyle sindirim sisteminin zorlandığını ifade etti. Adaptasyonu kolaylaştırmak için bayramda hafifletilmiş bir menü tercih etmek gerektiğini; güne hafif bir kahvaltı ile başlanmasının, gün içinde ağır yağlı ve tuzlu yiyeceklerden sakınılmasının önemini vurguladı.
Sağlıklı bir bayram için uygulanması gereken temel kurallar şöyle özetlenebilir:
- Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalıdır.
- Öğünde çorba ve salata önce gelmeli; ekmek genelde bu öğünde tüketilmemelidir; böylece aşırı yeme riski azalır.
- Yemekler çok yağlı veya çok tuzlu olmamalı; et ve tavuk pişirilirken yağ ilave edilmemeli, kızartmalardan uzak durulmalıdır.
Birlikte sunulan ekmek ve bazı ana yemekler zaten ağır olduğunda ekmek yenilmez; börek, pilav, makarna, dolma veya sarma gibi seçenekler mevcutsa ayrıca ekmek tercih edilmemelidir. Öğünde sebze ve salatanın bulunması enerji dengesi açısından önemlidir; ağır hamur tatlıları yerine sütlü veya meyveli tatlılar ya da en iyisi meyve önerilir.
Ziyaretler sırasında sunulan tatlıların porsiyonları küçültülmeli ve misafirler için meyve seçeneği sunulabilir. Geleneksel ikramlar zincirinde ısrarla yenilmesi gerektiğine dair baskı azaltılmalı; çocuklar ve herkes için çikolata, şeker ve şekerlemelerin aşırı tüketimi önlenmelidir.
Kafeinli içecekler konusunda da tedbirli olmak gerekir. Çay ve kahvenin aşırı tüketilmemesi, limonlu veya açık çay yerine ıhlamur ve bitki çaylarının tercih edilmesi önerilir. Ramazan boyunca su tüketiminin düşmesi nedeniyle, su ve sulu gıdaların alımını artırmak önemlidir. Diyabetli, kalp hastası ve hipertansiyonu olan bireyler için, diyetisyen tarafından onaylanan diyet planlarına bağlı kalınması ve yakın çevrenin bu süreçte destek olması gerekir.
Bazı kişilerde sindirim alışkanlıklarında zorluklar görülebilir; mide ve bağırsaklarda gaz birikimi, ani tansiyon veya kan şekeri artışları gibi etkiler ortaya çıkabilir. Bu tür belirtiler yaşanırsa, bayramı sağlıklı geçirmek adına önerilere uymak fayda sağlar. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA).













Leave a Reply