Sakaryalı Girişimci Meftun Berber: Restoranlar Komisyon Yükünden Kurtulabilir mi?
Teknoloji ile Avrupa’dan Türkiye’ye uzanan bir girişimcilik hikâyesi, restoran sektörünün yüksek komisyon tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Sakaryalı girişimci Meftun Berber, MR & MRS Dergisi’ne verdiği özel röportajda hem kendi iş yolculuğunu hem de restoranların içinde bulunduğu mali baskıyı değerlendirdi.
NETMEF çatısı altında geliştirdiği dijital projelerden yapay zekâ çalışmalarına kadar pek çok konuda görüşlerini paylaşan Berber, Türkiye’deki restoran işletmecilerine yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu.
2008’de Belçika’ya yerleşen Berber, teknoloji ve dijital hizmetler alanında çalışmalarına orada başladı. 2021’de Türkiye’ye dönmesine rağmen Avrupa ile ticari bağlarını sürdürdü. Bugün Belçika, Fransa ve Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarına yönelik dijital çözümler üretiyor. Röportajda iş deneyimlerini, projelerini ve gelecek hedeflerini anlattı.
Avrupa’da geçirdiği yılların yalnızca mesleki değil sosyal açıdan da değerli olduğunu belirten Berber, orada kurduğu dostlukların ve iş ilişkilerinin bugünkü projelerinin temelini oluşturduğunu söyledi.
İnternet kafeden uluslararası girişimciliğe
Teknolojiye ilgisinin 1990’ların sonunda başladığını anlatan Berber, internetin Türkiye’de yaygınlaşmaya başladığı dönemde yazılım ve dijital sistemlerin işleyişini merak ettiğini ifade etti. Arkadaşları internet kafelerde oyun oynarken, kendisinin bu oyunların teknik altyapısını araştırdığını belirtti. ICQ ve mIRC gibi dönemin popüler platformlarının da bu ilgisini derinleştirdiğini söyledi.
Uzun yıllardır çevresinde “Meftun Net” olarak tanındığını ve NETMEF markasının bu addan doğduğunu aktaran Berber, bugün çalışmalarını NETMEF LLC ve NETMEF Technologies çatısı altında sürdürüyor.
Web tasarımı, mobil uygulama, özel yazılım, dijital reklamcılık, grafik tasarım, video, animasyon ve sunucu hizmetleri gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren Berber, özellikle işletmelerin dijital dönüşümüne yönelik ürünlere odaklandıklarını söyledi.
“Komisyonlu platformlara haftalık ödedikleri parayı biz yılda bir kez alıyoruz”
Berber, bir dönem yaklaşık üç ay boyunca kendi döner ve kebap işletmesini yönettiğini açıkladı. Bu süreçte yemek sipariş platformlarının komisyon oranlarının işletmeler üzerindeki yükünü yakından gözlemlediğini belirtti. Yaşadığı bu deneyimin ardından, restoranların kendi sipariş sistemlerine sahip olmasını sağlayan yazılımlar geliştirmeye başladığını ifade etti.
Konuyla ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:
“Komisyonla çalışan yemek platformları neredeyse emeğinize, fırınınıza, kasanıza ortak oluyor. Ben çalışıyorum, eti ben kesiyorum, paketi ben taşıyorum. Neden kazancımın büyük bir kısmını bu platformlara bırakayım? Komisyonlu sistemlere haftalık ödedikleri parayı biz yılda sadece bir defa alıyoruz desem yeridir. Bu sayede işletmeler nefes aldı.”
Restoranların kendi markaları üzerinden online sipariş almasını sağlayan WOnlineMenu ile kebap, döner, pizza ve fast-food işletmelerine yönelik mobil uygulamalar sunan KebabApps projelerinin bu ihtiyaçlardan doğduğunu belirten Berber, amacın işletmelerin aracı platformlara bağımlılığını azaltmak olduğunu söyledi.
Türkiye’deki restoran işletmecilerine eleştiri
Avrupa’da restoranların kendi sipariş sistemlerine yönelik ilginin yüksek olduğunu ifade eden Berber, Türkiye’de benzer bir dönüşümün beklenen hızda gerçekleşmediğini savundu.
Özellikle küçük ilçelerde kendi kurye hizmetini sunan işletmelerin hâlâ yüksek komisyonlu platformları kullanmasına anlam veremediğini belirten girişimci, işletmelerin kendi müşteri portföyünü oluşturmasının önemine dikkat çekti.
“Paketi zaten kendin taşıyorsun, kurye senin kuryen. Küçük bir ilçedesin, müşterin belli, hemen hemen her gün aynı insan senden yemek yiyor. Kur kendi sipariş sistemini, müşterine anlat, kimseye komisyon ödeme.” sözleriyle işletmecilere seslendi.
Bazı restoranların kendi sipariş kanallarında bile komisyonlu platformlarla aynı ya da daha yüksek fiyatlar uyguladığını belirten Berber, bu yaklaşımın hem tüketici hem de işletmeler açısından sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Restoranlara özel mobil uygulamalar ve dijital sadakat sistemleri
Berber, restoran teknolojilerinin yalnızca online sipariş altyapısından ibaret olmadığını vurguladı. Mobil uygulamaların işletmeler için giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.
Eskiden bir web sitesinin yeterli görüldüğünü, ardından online sipariş sistemlerinin yaygınlaştığını anlatan Berber, artık işletmelerin kendi markalarıyla müşterilerinin telefonlarında yer almak istediğini belirtti. KebabApps ile restoranlara özel uygulamalar sunulurken, WOnlineMenu sayesinde işletmeler doğrudan sipariş alabiliyor ve bazı durumlarda WhatsApp üzerinden sipariş süreçlerini yönetebiliyor.
Berber’in geliştirdiği bir diğer proje EETCard, işletmelerin müşterilerine dijital sadakat kampanyaları sunmasına olanak tanıyor. Örneğin bir restoranın, belirli sayıda alışverişin ardından müşterisine ücretsiz ürün verebildiği bu sistemin, ilerleyen dönemde kuaförler, güzellik salonları ve diğer hizmet sektörlerinde de kullanılması hedefleniyor.
Yapay zekâ ile müzik ve tasarımın buluşması
Teknoloji girişimciliğinin yanı sıra tasarım, müzik ve içerik üretimiyle de ilgilenen Berber, yapay zekânın yaratıcı alanlardaki olanaklarını yakından takip ettiğini belirtti.
EETDesign markası altında web tasarımı, grafik tasarım, animasyon, video ve reklam içerikleri ürettiklerini anlatan Berber, teknolojik altyapı ile görsel tasarımın birbirini tamamlaması gerektiğini ifade etti.
Yapay zekâ destekli müzik ve video çalışmalarının kendisi için önemli bir hobiye dönüştüğünü söyleyen Berber, MEF Music projesi kapsamında rock, blues, jazz, pop ve elektronik müzik gibi farklı türlerde denemeler yaptığını anlattı.
Yapay zekânın insan yaratıcılığını ortadan kaldıracağı görüşüne katılmadığını belirten Berber, yeni teknolojilerin doğru kullanıldığında insanların daha önce gerçekleştiremedikleri fikirleri hayata geçirmesine yardımcı olabileceğini savundu.
Seyahat tutkusunun dijital içeriğe dönüşümü
Teknoloji ve müzik çalışmalarının yanında seyahat etmeyi de sevdiğini belirten Berber, Geziyorum projesi aracılığıyla gezi ve seyahat içerikleri hazırladığını söyledi.
Profesyonel çalışmalarını NETMEF, müzik projelerini MEF Music ve seyahat içeriklerini Geziyorum markaları altında yürüttüğünü anlatan Berber, farklı alanlarda üretim yapmanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. Yazılım, tasarım, müzik ve seyahatin birbirinden bağımsız alanlar olmadığını savunan girişimci, bir alandaki bilgi ve deneyimin diğer projelerine de katkı sağladığını belirtti.
Hedef Avrupa’da daha fazla ülkeye ulaşmak
Gelecek planlarını da paylaşan Berber, NETMEF çatısı altındaki dijital ürünleri Avrupa’nın farklı ülkelerine ve yeni sektörlere taşımayı hedeflediklerini açıkladı. Mobil uygulamalar, restoran teknolojileri, dijital sadakat sistemleri ve yapay zekâ destekli çözümler üzerinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
İşletmelerin artık yalnızca bir web sitesine değil, birbirine entegre dijital hizmetlere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Berber, web sitesi, mobil uygulama, online sipariş, ödeme sistemleri, müşteri sadakati, reklam ve içerik üretiminin giderek bağlantılı hale geldiğini söyledi. Tüm bu alanları kapsayan bir dijital ekosistem oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.
Belçika’da başlayan girişimcilik yolculuğunun Türkiye’ye dönüşle bitmediğini, yeni projelerle sürdüğünü belirten Berber, sözlerini şöyle tamamladı:
“Teknoloji benim işim, tasarım ve üretmek benim tutkum, müzik ve seyahat ise hayatımın başka renkleri. Hedefim, yıllar içerisinde edindiğim deneyimi teknoloji, yaratıcılık ve yeni nesil dijital ürünlerle birleştirerek daha geniş bir coğrafyada yeni projelere dönüştürmek.”