Sigara Bırakma Sürecinde Engeller ve Motivasyonun Rolü: Uzman Perspektifi

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde sigarayı bırakmanın önündeki başlıca zorluklara değindi. Sigarayı duygusal düzenleme aracına dönüştüren bir süreç çoğu birey için belirgin bir gerçeklik haline gelebilir.

Birçok kişi için sigara yalnızca bir madde değildir; günlük yaşamı düzenleyen bir destek mekanizması olarak algılanabilir. Bu algı, bırakma kararını psikolojik olarak zorlaştırır. İstidam edenler genelde bağımlılık, yüksek kaygı ve yetersizlik duygusuyla mücadele ederken, bazı kişilerde bağımlılığı kabul etmek yerine kontrolü korumaya çalışmak gibi savunma mekanizmaları devrede olabilir. Her iki durumda da sigaranın duygusal dengeyi sağlama aracı olduğu ortak noktadır.

Sigarayı kendi isteğiyle bırakmak, dış baskıyla bırakmaya göre daha kalıcıdır. Nikotin beynin dopamin salınımını tetikleyerek hızlı bir ödül hissi yaratır ve zamanla bu bağlantı rahatlama ve stres azaltımıyla ilişkilendirilir. Ancak beyinin bu öğrenmesi, alternatif ödüller ve rahatlama yolları geliştirildiğinde ve nikotin yoksunluğu uygun tedaviyle yönetildiğinde kırılabilir. Bireyin kendi kararı, içsel motivasyonla desteklendiğinde davranış değişikliği daha sürdürülebilir hâle gelir. Zorluklar karşısında sorumluluğu dış faktörlere bağlayan kişilerde nüks riski daha yüksektir.

Kişiye özel motivasyon, süreci güçlendirir. Dr. Çetin’e göre sağlık motivasyonu önemli olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle gençler ve uzun süredir sigara içenlerde sağlık riskleri soyut olabilir. Estetik kaygılar, maddi kazanç, çocuklara iyi bir rol model olmak, özgürlük hissi ve performans artışı gibi kişiye özel motivasyon kaynakları bırakma sürecini güçlendirebilir.

Ritüellerin yerine yeni alışkanlıklar konmalı. Sigara içme ritüelleri, nikotinden bağımsız olarak güçlü koşullanmalara yol açabilir ve bırakma motivasyonunu sabote eder. Kahve, stres veya mola ile ilişkilendirilmiş sigara davranışı otomatikleşebilir. Bunun yerine kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri, şekersiz sakız, su içme veya zihni meşgul eden küçük alışkanlıklar eklemek, beynin eski eşleşmeleri çözmesini kolaylaştırır.

Bağımlılığa karşı en güçlü adım: vazgeçmemek. “Bir tane içsem bir şey olmaz” gibi bilişsel tuzaklar, bağımlılığın en sık karşılaşılan savunma mekanizmalarından biridir. Beyin, kontrolün geri kazanıldığını sanır, ancak tek bir sigara bile bağımlılık döngüsünü yeniden başlatabilir ve çoğu zaman eski kullanım düzeyine hızla dönülür. Bu düşünce masum görünebilir; fakat çoğu nüksün ardında yatan ana nedendir. Sigarayı bırakmayı tekrar deneyenler için bu süreç, irade zayıflığından çok bağımlılıkla mücadele eden bir tedavi gerekliliğidir. Her başarısız deneme aslında bir öğrenme süreci olarak görülebilir ve doğru destek, doğru yöntem ve doğru zamanla başarı mümkündür. Vazgeçmemek, bağımlılığa karşı atılabilecek en güçlü adımdır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir