Sivilceleri sıkmak kalıcı izlere neden olabilir mi?

Sivilceleri sıkmak kalıcı izlere neden olabilir mi?

Ergenlik döneminde daha sık görülen akne, yetişkinlikte de ortaya çıkabiliyor ya da devam edebiliyor. Özellikle ağrılı ve derin sivilceler, cilt üzerinde kalıcı iz ve lekelere neden olabiliyor. Sivilceleri sıkmak, cildi sert biçimde temizlemek ve yanlış kozmetik ürünler kullanmak ise akne şikayetlerini artırabiliyor. Doğru cilt bakımı ve kişiye uygun tedaviyle aknenin kontrol altına alınması mümkün. Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Gürkan Yardımcı, aknenin nedenlerini, yanlış cilt bakımının etkilerini ve tedavi yöntemlerini anlattı.

Akne yalnızca ergenlik döneminde görülmüyor

Toplumda oldukça yaygın görülen, bulaşıcı olmayan bu deri hastalığı en sık yüz, alın, göğüs ve sırtta ortaya çıkıyor. Hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık ve ciltteki yağ üretiminin artışı akne oluşumunda önemli rol oynuyor. Gözeneklerin yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkanması ile buna bağlı iltihaplanma da süreci tetikliyor. Ergenlikte hormonların etkisiyle artan yağ üretimi bu süreci kolaylaştırırken, adet dönemi ve gebelik gibi hormonal değişimlerde de şikayetler artabiliyor. Özellikle kadınlarda yetişkinlikte devam eden ya da ilk kez başlayan akne vakaları görülüyor. Ailede akne öyküsü bulunması ise hastalığın görülme olasılığını yükseltiyor.

Cildi fazla temizlemek aknenin artmasına yol açabiliyor

Aknenin temel nedenlerinden biri cildin kirli olması değil. Bu nedenle yüzü sık yıkamak, sert temizleyiciler kullanmak ya da yoğun peeling uygulamak doğru bir yaklaşım değil. Aksine bu uygulamalar cildin doğal bariyerine zarar vererek tahriş ve şikayetlerin artmasına neden olabiliyor. Sivilceleri sıkmak, koparmak ve sürekli dokunmak iltihaplanmayı artırarak kalıcı iz ve leke riskini yükseltiyor. Gözenekleri tıkayan kozmetik ürünler ve uygun olmayan makyaj malzemeleri de akneyi kötüleştirebiliyor. Terleme ve sürtünme bazı kişilerde şikayetleri artırdığından, özellikle spor sonrasında cildin nazikçe temizlenmesi önem taşıyor. Güneşlenmenin aknyi tedavi ettiği düşüncesi ise yanlış. Aşırı güneş maruziyeti, akne sonrası lekelerin koyulaşmasına ve bazı tedaviler sırasında cilt tahrişine yol açabiliyor.

Akneye karşı doğru cilt bakımı

Akne oluşumunu tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da doğru bakımla şikayetleri kontrol altında tutmak mümkün. Bu kapsamda:

Yüz, günde iki kez nazik bir temizleyici ve ılık suyla yıkanmalı. Cilt sert biçimde ovalanmamalı, sık peeling uygulamalarından kaçınılmalı. Makyaj ürünleri gece yatmadan önce mutlaka temizlenmeli. Gözenekleri tıkamayan, cilt tipine uygun nemlendiriciler ve güneş koruyucular tercih edilmeli. Saç ve saç bakım ürünlerinin yüze sürekli temas etmesi önlenmeli. Spor sonrası terleyen cilt nazikçe temizlenmeli.

Yüksek glisemik indeksli besinlerin fazla tüketilmesinin bazı kişilerde akneyle ilişkili olabileceği belirtiliyor. Ancak beslenme tek başına akne nedeni olarak değerlendirilmemeli.

Akne tedavisi kişiye özel planlanıyor

Tedavi; kişinin yaşına, cilt özelliklerine ve aknenin şiddetine göre belirleniyor. Hafif vakalarda gözeneklerin tıkanmasını ve iltihaplanmayı azaltan ürünler kullanılabiliyor. Daha belirgin vakalarda dermatoloji uzmanının değerlendirmesiyle bölgesel tedaviler, gerektiğinde antibiyotikler ya da hormonal tedaviler tercih edilebiliyor. Şiddetli, ağrılı ve derin aknelerde ise uygun hastalarda ağızdan uygulanan daha güçlü tedavi seçenekleri değerlendiriliyor. Sonuç almak zaman alıyor; etkinin ortaya çıkması birkaç hafta ya da birkaç ay sürebiliyor. Kısa sürede iyileşme görülmemesi tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Tedavinin dermatoloji uzmanı kontrolünde sürdürülmesi, ilaçların doktor önerisi olmadan başlatılmaması ya da bırakılmaması önem taşıyor.

Sivilceleri sıkmak kalıcı iz bırakabiliyor

Aknenin en önemli sonuçlarından biri, ciltte leke ve kalıcı iz oluşumu. Özellikle derin, ağrılı ve iltihaplı sivilceler bu açıdan daha yüksek risk taşıyor. Sivilceleri sıkmak ya da koparmak iltihaplanmayı artırarak ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabiliyor. İz oluşumunu önlemenin en etkili yollarından biri, aknenin erken dönemde kontrol altına alınması ve sivilcelere müdahale edilmemesi. Akne sonrası oluşan kırmızı ya da kahverengi lekeler zamanla azalabiliyor. Güneş koruyucu kullanımı ise lekelerin koyulaşmasını önlemeye yardımcı oluyor.

Tedavi cilt yapısına göre planlanıyor

Ciltte çökme ya da kabarma şeklinde gelişen gerçek akne izleri ise kendiliğinden tamamen kaybolmayabiliyor. Bu durumda cilt yapısı ve izlerin özelliklerine göre kimyasal peeling, mikro iğneleme, lazer uygulamaları, dolgu ya da bazı cerrahi işlemler değerlendirilebiliyor. Bu uygulamalar genellikle yeni akne oluşumu kontrol altına alındıktan sonra planlanıyor. Akne, doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilen bir deri hastalığı. Cildi tahriş eden uygulamalardan kaçınmak, uygun bakım ürünleri kullanmak, sivilceleri sıkmamak ve gerektiğinde dermatoloji uzmanına başvurmak hem tedavi başarısını artırıyor hem de kalıcı iz ve leke riskini azaltıyor.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

20444 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir