Uluslararası Aile Günü kapsamında yapılan bir araştırma, Türkiye’de ailenin dijital güvenliği konusunda dikkat çekici bir tablo sunuyor. Evdeki tüm cihazları kapsayacak güvenlik önlemlerinin uygulanma oranı, katılımcıların yalnızca yaklaşık üçte birine denk geliyor. Bu durum, Aile Dijital Yöneticisi rolünün ne kadar kritik olduğuna dair net bir işaret veriyor.
Çevrimiçi tehditlerin genişlemesiyle birlikte, her neslin dijital dünyaya dahil olması güvenlik alışkanlıklarının da evrensel bir öneme sahip olmasına yol açtı. Aile içinde genellikle bir veya iki kişi, abonelikleri yönetme, cihaz kurulumlarını yapmak ve siber korumayı planlamak gibi görevlerle bu rolü üstleniyor. Kaspersky’nin Türkiye odaklı anketi, ailenin dijital güvenliğini güçlendirmek için hangi adımların atıldığını ve ne kadarının atılmadığını ortaya koyuyor.
- %35 yaşlı akrabalar ve çocuklar için güvenli internet kullanımında rehberlik sunuluyor.
- %45 aile üyelerine parola yöneticisi çözümlerinin benimsenmesi öneriliyor.
- %54 çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımı teşvik ediliyor.
- %45 hem cihazlarda hem de hesaplarda gizlilik ayarlarının düzenli olarak gözden geçirildiğini belirtiyor.
Bu farkındalık artışına rağmen güvenlik çözümlerinin uygulanması her zaman aynı hızla ilerlemiyor. Katılımcıların %8’i aileyi çevrim içi tehditlere karşı korumak adına hiç adım atmadıklarını söylüyor. Özellikle ebeveyn kontrolü uygulamalarına bakıldığında, 18 yaş altı çocukları olan ailelerin %57’si çocuklarının çevrim içi faaliyetlerini izliyor ve güvence altına almak için bu çözümleri kullanıyor. Ebeveyn kontrolü araçları, çocukları istenmeyen içeriklerden korumanın yanı sıra belirli sitelere ve uygulamalara erişimi sınırlamaya, ekran süresini yönetmeye ve konum takibiyle ek güvenlik sağlamaya yardımcı oluyor.
Araştırmanın dikkat çekici bir bulgusu ise, katılımcıların %34’ünün tüm aile üyelerinin cihazlarına güvenlik yazılımı kurdurduğunu göstermesi. Uzmanlar, mobil cihazlar, tabletler ve bilgisayarlar dahil olmak üzere her türlü dijital uç noktanın kapsamlı korunmaya ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Ayrıca %24 oranında yalnızca yeni cihaz kurulumu yapan katılımcılar, bu adımın güvenliği artırmada önemli bir rol oynadığını belirtiyor; cihaz ilk kez internete bağlandığında güvenlik çözümlerinin yüklenmesi tavsiye ediliyor. Gizlilik ayarlarının erken aşamada kontrol edilmesi ise kişisel verilerin korunması için temel bir tedbir olarak öne çıkıyor.
Dünya genelindeki veriler de, ileri yaştaki katılımcıların aile içi dijital güvenlik alışkanlıklarına daha az dahil olduğunu ortaya koyuyor. 55 yaş ve üzeri katılımcıların yaklaşık beşte biri (yüzde 21) ailelerini çevrimiçi tehditlere karşı korumak adına herhangi bir önlem almıyor; sadece %24’ü aile bireylerinin cihazlarına güvenlik çözümü kuruyor. Bu yaş grubunda en popüler uygulama ise parola yöneticileri olarak öne çıkıyor ve %40 oranında aile üyelerinin parola yönetimini önermektedir.
Kaspersky Teknik Uzmanı Brandon Muller, bu konuyu şu şekilde değerlendiriyor: “Günümüzde sayısız cihaz ve dijital servis kullanıyoruz. Her ek saat ve her yeni cihaz, siber suçlular için potansiyel bir giriş kapısı oluşturuyor ve bizi geniş bir tehdit yelpazesine maruz bırakıyor. Ancak her nesil bu hızlı değişime aynı hızla uyum sağlayamıyor. Bu nedenle ailede birinin ‘Aile Dijital Yöneticisi’ olarak rol alması, çocuklar ile yaşlıları korumak ve güvenilir çözümlerden yararlanmayı yaygınlaştırmak için hayati öneme sahip.” Araştırmanın kaynağı: Kasım 2025’te Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından 15 ülkeden 3.000 katılımcı ile gerçekleştirildi.











Leave a Reply