Kemik Sağlığı İçin Bilinçli Adımlar: Beslenme ve Egzersizle Osteoporozu Önlemek

Kemik Sağlığı İçin Bilinçli Adımlar: Beslenme ve Egzersizle Osteoporozu Önlemek

Osteoporozun sessizce ilerleyebilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzman Dr. Büşra Yeşil, koruyucu önlemlerin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Beslenme ve fiziksel aktivitenin bu süreçte kilit rol oynadığını belirtti.

Nilüfer Belediyesi’nin Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlediği bu söyleşide, başkan yardımcısı Serpil Altun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Dr. Yeşil, kemik sağlığını korumanın yollarını paylaşırken, hastalığın gelişiminde rol oynayan risk faktörlerine değindi. Düşük vücut kitle indeksinin kemik sağlığı için söz konusu tehdit olmadığı yönündeki yaygın inancın yanlış olduğunu belirtti; zayıf kişilerde kemik üretiminin duraksayabildiğini söyledi.

Erken menopoz, ailesinde kalça kırığı olması, uzun süreli kortizon kullanımı ve tütün-alkol tüketiminin riskleri artırdığını ifade eden Yeşil, en ağır sonuçların kalça kırığı ve omurga çökmesi olarak öne çıktığını belirtti. Araştırmaların gösterdiğine göre kalça kırığı yaşayanlarda iki yıl içinde ölüm riskinin önemli ölçüde arttığına dikkat çekti ve bu durumun yaşam kalitesini derinden etkilediğini sözlerine ekledi.

Egzersizin Önemi
Hastalık sürecinde koruyucu ve tedavi amacıyla egzersizin hayati rol oynadığını söyleyen Dr. Yeşil, sadece kardiyo odaklı hareketlerin yeterli olmadığını vurguladı. Dirençli ve yük veren egzersizlerin mutlaka uygulanması gerektiğini ifade etti. Kasların kemiklere uyguladığı yük, kemik üretimini uyarır ve özellikle 50-60 yaş üzerindeki bireyler için denge ve koordinasyon çalışmalarının düşmeleri engellemede anahtar olduğunu belirtti.

Beslenme Önerileri
Kalsiyum, protein ve D vitamini üçlüsünün dengeli alınmasının önemine işaret eden Yeşil, günlük kalsiyum ihtiyacının yaklaşık 1200 mg olduğunu hatırlattı. Yağsız süt ve yoğurdun bu açıdan değerli olduğunu söyleyen Yeşil, örneğin 100 gram çedar peynirinin yaklaşık 720 mg kalsiyum sağladığını ve bu miktarın günlük ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayabildiğini belirtti.

Cam arkasından güneşlenmenin D vitamini üretimi için yeterli olmadığını, güneş ışığının doğrudan cilde temas ettiği saatlerin en verimli olduğu döneme denk geliyor olması gerektiğini ifade eden Yeşil, Türkiye’de güneş açısının bu nedenle önemli bir rol oynadığını belirtti. Saat 12.00–13.00 arasının en verimli zaman dilimi olduğunu dile getirdi.

Vücudumuza Yatırım Yapmalıyız
Osteoporozun sessiz ilerleyen ancak önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Yeşil, geleceğimiz için vücudumuza yatırım yapmanın yollarını beslenme, egzersiz ve düzenli takiple mümkün kılabileceğimizi söyledi.

Söyleşi sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Yeşil’e desteklerinden dolayı Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun teşekkür etti.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

17655 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar