Sağlık Taramalarının Sessiz Tehditleri ve Erken Önlemler: Uzman Görüşüyle 40 Yaştan Sonra Değişen Riskler

Sağlık Taramalarının Sessiz Tehditleri ve Erken Önlemler: Uzman Görüşüyle 40 Yaştan Sonra Değişen Riskler

Yeni yıl dilekleri arasında sağlık çoğu zaman öne çıkar; ancak günlük yaşamın ritmi içinde bu konular çoğu kez geri planda kalabilir. Özellikle yıl sonu – sağlık taramalarını hatırlatmak ve gelecek yıl için olumlu bir başlangıç yapmak adına önemli bir fırsat sunar. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Öktenli, sağlık taramalarının gerekliliğini şu sözlerle vurguluyor: “Sağlığa ayrılmış zaman, ileride hastalıkla mücadeleye harcanmak zorunda kalabilir. Hipertansiyon, diyabet ve bazı kanser türleri erken evrede sessizce büyüyebilir; ağrı ya da halsizlik gibi şikayetlerin başlaması ise çoğu zaman hastalığın ilerlediğini gösterir. Kendinizi iyi hissederken yaptırılan taramalar, tedavinin en etkili olduğu dönemde bu sinsi rahatsızlıkları yakalamayı sağlar.”

Vücudun tek bir “durum raporu” gibi düzenli kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Öktenli, tıpkı araçlarımız için periyodik bakımlar yaptırdığımız gibi, bedenimizin de düzenli incelemelerden geçmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca taramaların amacının yalnızca mevcut hastalıkları saptamak olmadığını, henüz belirti vermeyen risk faktörlerini erkenden tespit ederek hastalıkların ilerlemesini engellemeye ve yaşam kalitesini artırmaya odaklandığını ekliyor.

Gizli hastalıklar taramalarda inceleniyor Kontroller, çoğunlukla sessiz ilerleyen hastalıkları hedef alır. Bunlar arasında kalp-damar riskleri, gizli diyabet veya yüksek kolesterol, kadınlarda meme ve rahim ağzı kanserleri, erkeklerde prostat kanseri, her iki cinsiyette ise kalın bağırsak ve akciğer kanserleri, tiroit bozuklukları, kansızlık, vitamin-mineral eksiklikleri, böbrek ve karaciğer hastalıkları, kemik erimesi ve Hepatit B–C gibi enfeksiyonlar yer alır.

Görüntüleme ve tetkikler kritik rol oynuyor Standart bir sağlık taramasında, kişiye göre değişkenlik gösterse de temel olarak kan testleri, görüntüleme yöntemleri, kanser taramaları ve kemik yoğunluğu ölçümü yer almalıdır. Kan tahlilleri arasında kan şekeri, kolesterol, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, tam kan sayımı ile vitamin-mineral düzeyleri bulunmalıdır. Görüntüleme olarak akciğer filmi, tiroit ve karın ultrasonları, kalp değerlendirmeleri ile yaş ve cinsiyete uygun kanser taramaları yapılmalıdır. Kadınlarda mamografi ve Pap-smear ile HPV testi, 50 yaş üstünde ise dışkıda gizli kan testi veya kolonoskopi mutlaka değerlendirilmeli. Özellikle menopoz öncesi ve sonrası kadınlar ile ileri yaştaki erkeklerde kemik yoğunluğunu ölçmek de atlanmamalıdır.

Yaşa bağlı metabolizmadaki değişimin etkileri 30 yaş altı sağlıklı bireylerde risk faktörü yoksa 2-3 yılda bir genel kontrol yeterli olabilir. Ancak 40 yaşından itibaren metabolizma değiştikçe riskler artar ve yıllık kontrollere geçiş gerekir. Kadınlar için menopoz sonrası kemik sağlığı ve meme, erkekler için prostat sağlığı önceliklidir. Ayrıca yoğun stresli, hareketsiz yaşam sürüp sanayi kimyasallarına maruz kalan meslek gruplarında taramalar daha kapsamlı ve sık yapılmalıdır. Aile öyküsü gibi genetik yatkınlıklar varsa taramalara daha erken yaşlarda başlanması önerilir.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19562 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar